Beşiktaş Milangaz: 78 – Banvit: 74 (7 Kişilik Beşiktaş Tarih Yazdı)
(Maç yazısının neden geciktiğini rezil bir üslupla soranlar var dün akşamdan beri. Bir cevabı bile hak etmiyorlar ama yazayım uzunca. Adabıyla soranlar alınmasın üstüne. Burası bir resmi site değil, kulüp sitesi de değil. Kendimizden başka hesap vereceğimiz kimse de yok. Burada anlaşalım önce. Ne yazacağımıza, ne zaman yazacağımıza karar verecek olanlar bizleriz. Kaba gelebilir bu açıklama, lakin dünden beri yazılanlar da hiç hoş şeyler değil. Herkes alınmamalı diyorum yeniden. Hayattaki tek meşgalesi sitenin yorum kısmında ’6s, 8taş, febe’ yazmak ve birbirine laf atmak olan insanlar var, farkındayız ama üzgünüm, bizim tek uğraşımız burası değil. Maçlar için en az 2 gün önceden plan yapıyoruz, lig, kupa, Avrupa her ne maçı varsa. Uygun olan kişi, uygun olan ilk anda yazıyor. Hepsi bu. Yoğun lig maratonu da yokken, tek maçın olduğu haftasonunda kısa bir araydı dünkü boşluk. Bugüne kadar, 3 yılı aşkın süredir, TBL’de yazılmayan tek -1 adet – maç yok, halen neyin davası ki bu? Kaldı ki, Salsabasket twitter hesabı Kupa’dan tüm detayları anı anına geçti. Beşiktaş resmi sitesinden ve Beşiktaş Basket’ten daha yoğun, daha geniş biçimde. Beşiktaş düşmanı Salsabasket).
Aliağa Petkim’i son dakikalardaki oyunuyla devirdikten sonra G.Saray Medical Park karşısında son 6 dakikaya 11 sayı geride girmesine karşın yıkılmayan ve uzatmalarda galibiyete yürüyen Beşiktaş Milangaz, bu öyküyü mutlu sonla bitirebilmek adına Kupa’nın son maçında, finalde Banvit karşısındaydı. Her maça özel hazırlanmış bir planla çıkan ve bunu parkeye kusursuza yakın şekilde yansıtabilen Beşiktaş Milangaz, bu kez de içeri gömülerek ve hücumda da oyunu yangın yerine döndürme planıyla başladı. Maç sonunda ribaundlarda sağlanan 43-28′lik üstünlük ve ikincil stratetiji olan tempo, fazla düşünmeden sayıya gitme hamlesi işe yaradı. Bu iki akıl oyunuyla Banvit’i düzeninin dışına çıkarmayı başarmaları tarihlerindeki ilk Türkiye Kupası’nı getirdi onlara.
4. günde 3. maçını oynayan ve bunu toplamda 7 kişilik bir rotasyonla başaran Beşiktaş Milangaz’ın kritik anların tamamında ayakta kalmayı başarması alkıştan fazlasını hak ediyor kesinlikle. Bu noktada, Kupa önündeki yorumlarda da altını çizdiğim gibi, Ergin Ataman’ın takımını büyük maçlara hazırlama becerisinin önemi büyük. Arroyo, Hawkins gibi ”doymuş” oyuncuların maç sonundaki sevinçleri de bunun en önemli göstergesi. Aynı şekilde, Mensah-Bonsu’nun da maç sonundaki ilk röportajında ağzından çıkan ilk sözcüklerin ‘Can Akın’ olması da tesadüf değil elbette. G.Saray maçında yüksek show-up’lar ve dış şutları riske etme planı, Banvit karşısında ribaundlar için gömülme ve oyunu tempoya, yangın yerine döndürme stratejisi. Kupanın en formda teknik adamı açık ara Ergin Ataman’dı, hak ettiği kupayı havaya kaldırdı Konya’da.
İlk iki maçı pas geçen Morrison’ın biraz kıpırdadığı ve eşleşme sorunu yaratarak (9 sayı-4 ribaund) kupanın bir kulpundan tuttuğu Beşiktaş’ta Serhat Çetin – Barış Hersek ikilisinden 27 sayı geldi finalde. Konya turunu 10/14 üçlük ile tamamlayan Serhat, 13.6 sayı – 2 asist – 1.7 ribaund ortalamaları ve kocaman yüreği, büyük oyunuyla Kupanın MVP’si seçildi. Dibine kadar da hak etti bunu. Çok büyük oynadı Konya’da, özellikle G.Saray Medical Park karşısında hemen hemen aynı yerden soktuğu iki üçlükten ilki maçı uzatmaya götürürken ikincisi de takımını finale götürdü. Eli titremeden soktuğu şutlar, her iki yönde de yaptığı katkılarla kupanın adamıydı. Sene başındaki noter huzurunda yapılan, ilki sabah 7′de başlayan idmanlar işe yaramış olsa gerek. Sakatlıklar, eksikler nedeniyle süre bulan bir diğer isim Barış Hersek de Aliağa Petkim karşısında 1 şut kaçırarak ürettiği 15 sayının ardından finalde de yine sadece 1 şut kaçırarak 13 sayı üretti. Konya’da toplam 3 şut kaçırarak bu tarihi Kupa’ya 28 sayı ile katkı verdi Barış. Serhat ve Barış’ın bu inanılmaz performansı da günlük, anlık performansların etkili olduğu Kupa’larda sevincin siyah beyaz olmasını sağlayan en önemli faktördü. Kalan bölüm için de morallendi bu iki isim.
Maç boyunca Barış Ermiş’in savunmasında epeyce hırpalanan Carlos Arroyo, yeni düzende takımı daha fazla oynatması gerektiğinin bilinciyle 30 dakika boyunca takıma servis yaptı. Barış’ın kenarda olduğu anlarda ise zorlamadan sayıya gitti, ki en kritik dakikalardı bunlar. Maç sonunda 9 sayı – 8 ribaund – 6 asist yazıyor isminin karşısında. Skorer ve topu paylaşma konusunda çok da istekli olmayan biri olarak tanıdığımız Arroyo’nun bu oyunu da Türkiye Kupası’nın kazanılmasında bir diğer ana faktördü. 2/12 ile şut attığı bir final maçına rağmen yazabiliyorum bunu, rahatlıkla.
Banvit ise dünkü oyunuyla ‘herşeyin fazlası zarardır’ sözünü sık sık tekrarlattı bana maçı izlerken. Rotasyonun geniş olması mutlaka ki güzel. Ama bu tarz finallerde, o doğru beşi de bulmak gerekiyor. Bunu yapamadı koç Ene, doğru beş geriden gelip öne geçmesine rağmen. En fazla süre verdiği 4 ismin yaş ortalaması 29.7 iken maç sonunda tecrübesizlikten yakındı koç. Bahsettiği tecrübenin kupa/final tecrübesi olduğu kesin ama dün için sınıfta kaldıklarını söylemek lazım. Ergin Ataman karşısında çaresiz kaldılar. 10. adamı Erkan Veyseloğlu olan bir rotasyon var Bandırma’da. Daha fazlasını beklemek herkesin hakkı sanırım. Kısa tarihlerindeki 2. finaldi bu, yine kaybettiler. ”Basketbolun kazananı onlar” ama müzeye A seviyede bir kupa da eklense, fena olmayacak sanki.
Mensah Bonsu’nun 11 sayı – 12 ribaundu, Erwin Dudley’nin çok kritik hücum ribaundlarıyla birlikte 9 sayı – 9 ribaundu, Kaptan Hawkins’in 13 sayısı…7kişilik rotasyonla 4. günde 3. maça çıkarak 12 kişilik rotasyonla oynayan rakibini 78-74 ile mağlup etmeyi başaran ve 3 Euroleague takımının yer aldığı Kupa’da zafere ulaşan Beşiktaş Milangaz’ın bu peri masalını kağıt üzerinde anlatmak da çok kolay değil aslında. Kimi yazsak, hep bir eksik kalacak gibi. Herkes elinden gelenin fazlasını yaptı, oynayan&oynamayan. Staff çok iyi bir performans sergiledi, öyle ki sağ bench lanetini bile kırdılar. Sağ bench Konya’da ilk kez kazandı.
Emeği geçen herkese tebrikler, büyük başarı, büyük emek.
Çağlar TORUN








şahsen salsabasket’in amatör hali olan blogger şeklini daha çok seviyordum, daha çok basketbol konuşuluyordu, şimdi haddinden büyük şeyler yazan insanlarla dolup taşmış, üzüntü verici bir durum.
saygılar sevgiler anılcım.
tebrikler beşiktaş.
Bu tarz bir uslupla başladığın yazınla size bu şekilde soru soranlardan ne farkın kaldı? Onlar da sen de bir anlık hırslarının kurbanı oldunuz işte. Topluma mal olan, belki gelir anlamında olmasa da popularite kazandıran bu sitede yazına okurlar için size mi sorcam diye başlarsan, olmadı TORUN derler adama. Bence size yakışmadı…
çok iştahlı bir kupa
kupa kazandığımız günün ertesinde bile kırmızı harflerle gözümüze soka soka oyunculara 3 antreman konulmasından bahsetmişsiniz pes doğrusu,bu son mesajım bir daha ne girip haberlerinize bakacağım nede yorum yapacağım en ufak bir eleştiride istediğimi yazarım kimseye hesap vermem diye kaba saba cevap veren site ile bundan sonra işim olmaz sağlıcakla ……
bu siteyi uzun süredir takip eden ve basketbolla yasayanlardan biri olarak keşke cemal forma skandalını yayınlamasaydınızda, bukadar takipçiniz olmasaydı , eski blog tadında kalsaydı ,sizde bu yazının baslangıç paragrafını yazmasaydınız olmamış basin ödülleri alan siteye keyfimizin kahyasımısınız yazısı yakışmamış. sağlıcakla
Hakemlerle 10 yapar lütfen…
ligde bu takımları yenerken de hakem vardı değil mi ? bahane aramayın bize çalınan kasti ve teknik faulleri başka hakemler çaldı sanırım
yazı o kadar hırsla yazılmış ki inanılır gibi değil
Bence guzel bir yazi olmus ancak bizim insanimiz malesef diger insanlarin yorumlarina kulaklarini kapamayi bir turlu beceremiyor. Internet ortaminda agzinizla kus tutsaniz yine birileri elestriyor, cok fazla ustune dusmeyip yola devam etmek bence en iyisi. Boyle fazla getirisi olmayan sadece tutku ve sevgiyle isleyen websitesine ne kadar emek gittigini iyi bilirim. Kolay degil bu isler. Sevgiler,
sabah 7′de idman yaptırma rezaletinden kırmızı renkle de büyük puntolarla da bahsedilecek tabiki de yani. napalım gurur mu duyalım . helal olsun salsa’ya.
Bu yazıyı yazan arkadaşı eleştirenlere “Maçla ilgili görüşlerini yaz. Bunu da tek maçı anlatarak yapma, her hafta 4-5 maçla ilgili yazı kaleme al” desen koşarak uzaklaşır. Sonra kalkıp “salsabasket çok bozdu” türünden yorumlarla kafa şişiriyorlar. Siz zaten takip etmeyin bu siteyi, kim arar sizin yokluğunuzu?
arkadaşlar ben bu siteyi -son iki yıldır- hergün ziyaret ediyorum. diğer sitelere baktığım zaman bu sitede yazan arkadaşlar daha fazla emek ve çaba harcıyorlar. bu kadar güncel bir site veya blog daha önce görmedim.öncelikle bu emeğe saygı duymak gerek. demekki çağlar arkadaşımızın birisi damarına basmışki o da yazıya böyle başlama ihtiyacı duymuş.kardeşim size laf söyleyen yok ki çağlar belki bir bilemedin iki kişiye söylüyor bunları. maça da gelince bir gs li olarak beşiktaşı canı gönülden kutluyorum ve başarılarının devamını diliyorum. bjk koçuna ve çarşı grubuna bu başarılar yakışıyor.
tebrikler serhata sezon başındaki azmiyle buraları hakketti. ömer onana yaşlandı artık türkiyenin 2 numara da sıkıntısı çok büyük milli takım açısından bu süreleri alıp bu performansa devam etmesi lazım. serhata güvenmeliyiz.
SIKINTISI OLAN BU GÜZELİM SİTEYİ BİLE KALDIRAMAYAN ÇEKSİN GİTSİN.BASKETBOL YORUMU YAPILSIN SİDİK YARIŞI DİL.POLEMİK YAPILMASIN HERKEZ İŞİNE BAKSIN DÜZGÜN DÜZEYLİ YORUMLAR YAPILSIN.BASKETBOL YORUMCUSU FUTBOL YORUMCUSU OLMAMALI ELEŞTRİ HERZAMAN OLACAK TABİKİDE