Bazen Mucize İçin Bir Kıvılcım Gerekir (Mirsad & Vidmar)
Garip bir süreçti dünkü maç. Öncesiyle, sonrasıyla. Öncesi malum; F.Bahçe’nin Ülker ile birleştiğinden beri organizasyon anlamındaki en parça pinçik senesi. Kimsenin yüzü gülmüyor, takımda bütünlük yok, birliktelik yok, ligde bir ton yenilgi alınmış, Avrupa’da ilk tur lider olarak bitirilse de Top-16′da işler oldukça kötü gitmiş, kupada çeyrek finalde havlu atılmış, koç ile takım arasındaki bağ kopuk, Jerrells kadro dışı, benchte hiç kimsenin suratında hırs yok.. falan filan. Ben tüm bu kötü duruma rağmen Unics Kazan karşısında tek sayı ile de olsa bir galibiyet geleceğini düşünüyordum, amma velakin 3. çeyreğin sonundaki tablo takımın son dönemde içinde bulunduğu duruma ayna tutar nitelikte idi.
Bazen bir kıvılcım gerekir bir şeylerin olması için. Takımın uyanması, taraftarın uyanması, mücadele edenin sahada bir şekilde karşılığını bulacağının farkına varması için. Mirsad ile Vidmar bu işin baş aktörleri idi dün. Vidmar bir süredir gizli kadro dışı oyuncusuydu takımın. Spahija yüzüne bile bakmıyordu. Sonra birden kupadaki Efes maçında süre aldı, hakkını da verdi ve Spahija’nın yeniden gözüne girdi(!). Dün en kritik yerlerde her zaman aldığı kolay faulleri almadan cesur hamlelerle savunma direncini yukarıya çekti Vidmar. Rakip kısaların tepe oyunlarında hem show-uplarda, hem de ikili sıkıştırmalarda sınıfı geçti, takımı uyandırdı. Ama asıl aslan payı Mirsad Türkcan’ındı tabii. Mirsad’ı uzun uzadıya anlatmaya gerek yok. Karakter olarak tartışılması sabahlara kadar uzayabilir, buna lafım yok. Ancak bu onun her takıma lazım bir adam, bir yürek olduğu gerçeğini değiştirmez. Dün sahaya sadece yürek değil, dalak, ciğer, böbrek ne varsa bıraktı. Kaşını bile. 36 yaşını doldurmasına birkaç ay kala bu mücadeleyi verişi hem alkışlık hem de ibretlik. Alkışlamak bize, ibret almak ise aynı formayı giyip belki ondan az, belki ondan fazla para kazanan ve ondan yaşça küçük olan takım arkadaşlarına düşer.
Ukic’in o son gözyaşı damlasından çok daha anlamlıdır bu iki ismin mücadelesi benim gözümde. Elbette Ukic’in o son saniye mucizesi olmasa şu anda F.Bahçe Ülker kesin olarak elenmişti ama şayet Mirsad ve Vidmar’ın verdikleri savaş da olmasa Ukic’in o basketi sadece maçın toplam sayı skoruna bahis yapanları ilgilendirirdi.
Ne diyordum; Bazen bir kıvılcım gerekir bir şeylerin olması için. O kıvılcım dün oldu. Ve uzatma dakikalarına gidiliş şekli hem takımı ateşledi, hem de salondaki binlerce seyircinin taraftarlık duygusunu hatırlamasını sağladı. Dün salonda değildim ama hem Milano hem de Panathinaikos maçlarında salondaydım ve F.Bahçe taraftarının taraftarlıktan ziyade seyirci moduna daha yakın olduğunu çok net söyleyebilirim o iki maç adına. Dün de tablo farklı değilmiş, taa ki son çeyrekte geri dönüş başlayana dek. Bilmek lazım ki, her zaman takımın geri dönüşü ile taraftar ateşlenmez, bazen de -hatta çoğu zaman da- taraftarın o takımı geriye döndürmesi gerekir. Ama dedim ya bu yıl F.Bahçe’nin Ülker ile birleştikten sonra yaşadığı en organizasyonu bozuk senesi. Buna taraftar da dahil.
Uzatma dakikalarına gidiliş şekli zaten o 5 dakikada gereken 6 sayılık farkın yakalanacağını hissettiriyordu. Yanıltmadı takım. Sonda Bogdanovic’in bir hücum, bir de savunma anlamında akıl tutulması yaşaması, sonrasında Spahija’nın her türlü yırtınışına rağmen Ukic’in faul yapması, üstüne bir de Gist’in klasik hatalarından birini yapıp ‘Benim basketbol zekam bu kadar’ diyişi, korkulu son saniyeler yaşatsa da eski G.Saraylı Wilkinson’un üçlüğü girmeyince sevinen taraf F.Bahçe Ülker oldu. Bu noktada Spahija’nın Ukic’in yaptığı faul sonrasında ‘Yahu ben size ne diyorum, yapmayın demiyor muyum’ şeklindeki bağırışı çağırışını düşündüm. Sonra da dedim ki kendi kendime: Bu bile koçun bu takımdaki görevinin fiilen olmasa da içte bittiğinin göstergesidir.
Şimdi tıpkı bir önceki turda olduğu gibi yine bir İtalya deplasmanı bekliyor F.Bahçe’yi. Yine kazanmak zorunda ve yine kulağı diğer maçtan gelecek sonuçta. Olur mu? Neden olmasın? Dün fark 13 sayı iken, bugün böyle bir yazı okuyacağınızı kaçınız düşünmüştü ki? Hem kimbilir, belki geçen yıl F.Bahçe Ülker için yazılan Top-16 senaryosu bu yıl da Unics Kazan için geçerli olur. Çıktım derken düşüverirsin yere.
E bu da basketbol denen meretin en doğal güzelliği değil mi zaten?
Sevgiler.
Anıl Aksaç
twitter.com/anilaksac








vidmar faul problemine girmezse eğer, fenerbahçe’nin tam aradığı pota altını karartan, ikili oyun savunması iyi olan, çok güçlü bir pivot ve çok iyi de bir ribaund takipçisi. ömer aşık ile benzer özellikleri var, ama hook atışları falan ömer’den iyi, hücumda smaç dışında kullanılabilir vidmar.
ilk çeyreği faulsüz atlatsa, koç da onu kullanacak daha fazla. ama dün mükemmel oynadığı ilk çeyrekte yine 3 faul yaptı. koç da haklı olarak onu 4. çeyreğe kadar düşünmedi, son koz olarak da sahaya sürdü. burada spahija’yı tebrik etmek gerekiyor, eğer 2 veya üçüncü çeyrekte oyuna girseydi erken ihraç olabilirdi.
Bilmiyorum katılan olur mu ama Mirsadın bu hareketleri bana itici geliyor..tamamen showmen hep boyle tek mac kahramanlıklardan beslenir, takımın onune gecmeye bireysel kahramanlıga bayılır,sonra gidip final serisinde rakip ile transfer gorusmesi yapar, dun yaptıklarına bisey demiyorum takımda oyle birini izlemekten ben de cok zevk alıyorum ama bu spor allah askına savasa gider gibi alnında kanlarla iceriye girmeye calısması(onun yerine oyuna girecek olan gist’in suratına bakın son topta emir, ukic, bogdanovicin sacmalamalarına bakın, faul yapmalarından zamana oynamak varken deli gibi fast breakde iceriye girmeye calısmalarında bahsediyorum..hepsi kahramanlık pesinde bunlar hep mirsad’ın ekip ruhunu bozdugunun bence delili,
dipnot: ama bütün bunlar umurumda olmadı dun izlerken o ayrı..
arkadaşım mirsad 20 yaşındaykende böyleydi 36 yaşındaykende böyle adamda hiçbir değişiklik yok
bireysel kahramanlık yapıo dediğin adam euroleage riband kıralı oldu kaç kere. mvp ödülü var takımını her zaman sırtlayan bir adam gerçekten güldüm yazdıklarını okurken.
mucizenin gerçek adı mirsad’dır. 36 yaşında, basketbolu bıraktıracak sakatlıktan dönmüştür. 36 yaşında, hala ribaund kralıdır. 36 yaşında, hala asist yapıyor. 36 yaşında, hala kritik serbest atışta eli titremiyor. helal olsun!!!
TARAFTAR OYUNCULAR KOÇTA DAHİL HERKEZ BİRLİK OLUP İNANIRSA FİNAL FOURDA BİLE GÖREBİLİRİZ FENERİ O POTANSİYELE SAKATSIZ OLARAK TABİ SAHİPLER.GİST JRELS OLMASADA FENER O POTANSİYELE SAHİP YETERKİ HERKEZ MİRSAD GİBİ OLSUN.
MİRSAD :94 KAZAN :87
Milanodaki maç maalesef böyle olmayacak…Bu rüzgarla deplasmanda Milanoyu yeneceğini düşünmek çok yersiz. Fenerbahçe bu sezon kaç tane deplasmandan galibiyetle döndü? Yada Efes Pilsen yada Galatasaray? Bu oyunla maalesef yenemez. Üst düzey bir performans göstermesi lazım her iki Türk takımının da… Biz evimizde nasıl atmosfer oluşturuyorsak rakipte benzer şekilde oluşturacaktır. Hele ki Fenerbahçe eurolige hiç yakışmıyacak bir kadroya sahip. Gist Jerrels gibi vasat oyuncularla buraya kadar…
Nancy, Bilbao ve Cantu.
Sorun şu ki FBÜ hala problemli, ve Pana galip gelmezse herşey yalan.
bu kadar karamsar olmamak lazım. belki biraz gaza geliyoruz ama milano da yenilmeyecek takım değil. basketbolda herşey olabilir. bu sefer de engin iyi oynar, oğuz boyalı alanı iyi kullanır. kimbilir.
DAMİR MRSİÇ ve CENK RENDA efsane basketbolcu kontenjanından kenarda ömür boyu kalacakken ÖMER ONAN ve MİRSAD TÜRKCAN ın bu çabası nedendir anlamak güç..
her zaman söylemişimdir ve bana buradan sektirenler olmuştur
Mirsan Avrupa Basketbolunun gelmiş geçmiş en iyi birkaç 4 numarasından birisidir, sevmeyebilirsiniz onu ama istatistiklerine bakarsanız görürsünüz , türkiyeye ise modern anlamda 4 numara kavramını gösteren oyuncudur, rebound alan, post up oynayabilen , dış şutu olan , eşleşme sorunu yaratan bir oyuncu geçen sene sakatlanmasaydı fenerbahçe devam edebilirdi .. 18 yaşında efes te eli titremeden kalkıp 3 lük atardı deplasman maçlarında , 1994 senesinde atina da bir olympiakos maçı hatırların , efes 20 sayı fark atmıştı , ilk o zaman parlamıştı, adam hala aynı gaz ile oynuyor, karakter budur, çirkef falan dersiniz , ama karakterdir, ne olduğu bellidir, bunun için onu hep çok sevmişimdir
Ömer, Mirsad,Engin,Oğuz, Kaya ve Emir’e sesleniyorum..
TAKIMA SAHİP ÇIKIN.
Sizi biliyoruz ve güveniyoruz.
Takıma el koyun ve içinizdekini ortaya dökün.
Koçun ve diğer oyuncuların hatalarını da kapatmalısınız.
Sizler herkese karşı sorumlusunuz, sevgimiz ve güvenimiz sizedir.
Hayal kırıklığımız da size olacaktır.
Üst düzey başarı için devamlılık şarttır. Şu anda -büyük yatırımlara rağmen- Ne Efes ne F.Bahçe Ülker’de takım devamlılığı var. Sürekli inişler, çıkışlar hep ekstremlerde oynanıyor oyun. Organizsayonların yeterli olamadığı çok açık. Umarım her iki kulübümüz de artık ciddi bir özeleştiri yaparlar. Mirsad ise her zamanki Mirsad. Çok az sporcu bu denli kazanma hırsına ve aynı zamanda yeteneğe sahiptir. Önemli olan bu tip sporcuları takıma yararlı hale getirebilmektir. Yunan takımlarının bize bir üstünlükleri de burada yatmakta.
benim anlamadığım yumurta kapıya gelincemi mücadele etmek gerekiyo diğer maçlardada mücadele edip kazansalar olmazmıydı
oğuzuda yol yakınken rotasyondan çıkarsınlar bu adamla olmaz bu