Ufuk Sarıca & Çetin Yılmaz Hamleleri Üzerine

Efes Pilsen’de yeni sezonun teknik heyet anlamındaki yapılanması netleşti. Bu sezon ortasında Perasovic’ten bayrağı devralan ve kısa sürede takıma doğru enerjiyi vermeyi başaran Ufuk Sarıca ile sözleşme uzatıldı, ona güvenildi. Teknik koordinatörlük görevi için ise en son TTNet Beykoz takımı ile denediği koçluk denemesinde hem alışmadığı bir ortam hem de alışmadığı sorunlar ile uğraşmak zorunda kalan, son yıllarda ise Spormax’te basketbol yorumculuğu yapan Çetin Yılmaz getirildi.

Ufuk Sarıca’dan başlayacak olursam, kendisiyle ilgili fikirlerimin anafikrini ‘Pesic? Messina? Ufuk Sarıca?’ başlıklı yazımda belirtmiştim. Bana göre Ufuk Sarıca kısa vadede birçok anlamda pozitif icraatlar koymuştur ortaya. Nedir bunlardan en önemlisi? Takımdaki oyuncuların yüzlerindeki gülümseme oranını arttırmıştır, sahada oynanan oyundan önce oynayanın keyif alması gerektiğini hatırlatmıştır. Efes Pilsen’in yarı finalde elenmiş olması çok da önemli değil, sonuçta ligde alınan 4.’lük pozisyonunun getirisi olarak onlardan daha başarılı bir sezon geçiren lig liderine elendiler, hem de zaten seriye 1-0′lık dezavantajla girmişlerdi. Pınar Karşıyaka serisinde Efes Pilsen ne kadar iyi idi bir hatırlayın, kaybedildi denilen deplasmandaki maçı bile güzel bir reaksiyon ile çevirmişlerdi. Ama yarı final serisinde işler iyi gitmedi. İlk maçın kafa kafaya gidip sonda kaybedilmesi onları psikolojik olarak ciddi anlamda etkiledi. Gerçi son maçta da Tomas’ın tek kişilik resitalinin üstüne iyi geri döndüler ama o kadar efor sarfettiler ki, dil dışarı çıktı ister istemez maçın kalan kısmında. Kısa ve net: Ufuk Sarıca mükemmel bir koç olmayabilir ancak bu takımın içinde büyümüş, burada Ufuk Sarıca olmuş, öz bir evlat. Bunca yıldır kimlere ne şanslar verildi, bir şans da Ufuk Sarıca’ya verilse fena mı olurdu? Olmazdı. Olmadı da. Benim her zaman söylediğim şu: Efes Pilsen son dönemde ciddi bir yozlaşma içerisinde. Ve öncelikli ihtiyaçları ‘Kariyerli koç’, ‘Sansasyonel transferler’ vs. değil. Öncelikli ihtiyaçları: ‘ÖZE DÖNMEK’. Bunu da o özü bilen, o özün yetiştirdiği parçalaran biri yapabilir. Bol şans koç, yolun ve koç şansın her daim yanında olsun.

Çetin Yılmaz tercihi ise nispeten eleştirilen bir hamle. Zaten Çağlar da (DEJAVU) haberi verirken ufaktan eleştirmiş. Ancak ben Çetin Yılmaz konusunda işin şu noktasındayım: Çetin Yılmaz somut verilere bakar isek şayet, bu ülkenin en başarılı koçlarından biri. He koçluğunu beğenirsiniz beğenmezsiniz bilmem ama somut veriler bunu söylüyor. Kendisi genelde parasal sıkıntısı olmayan, parasal konuların dert edilmediği, para yüzünden herhangi bir sıkıntının yaşanmayacağı profesyonellikte kurumlarda çalışıp o başarıları oralarda kazanmıştı ama sonrasında misal TTNet Beykoz deneyimi var bir. Olmadı orada, aslında olamazdı da. Hani derler ya: ‘Taş yerinde ağırdır’ diye. İşte Çetin Yılmaz oralardaki takımlarda çalışabilecek bir taş değildi. Zaten bunu kendisiyle yaptığım röportajda da belirtmişti samimiyetle: ‘Ben oralarda çalışmayı bilmiyorum’ diye. Ama yine kendisiyle yaptığımız röportajdan edindiğim izlenim: Çetin Yılmaz hayattan keyif almayı bilen ve ciddi anlamda oyuncularına pozitif enerji verebilecek bir insan. Şu noktada onun herhangi bir takıma koç olarak dönmesi benim açımdan da eleştirilebilirdi ama ‘Teknik Koordinatörlük’ görevi yani daha amiyane bir tabirle ‘Ağabeylik’ görevi bence kendisi için biçilmiş kaftan. Hem çalışmayı bildiği ve alıştığı tarzda bir kulüp Efes Pilsen, hem de Türk oyuncuların ona karşı ciddi bir saygısı/sevgisi/evlatlığı var. Buna koç Ufuk Sarıca da dahil.

Mutluluğun, gülümemenin olmadığı kulübün kapısından başarı girmez. Kendi değerlerini unutup, yozlaşan kulüplerin kapısından ise hiç girmez. Ama bence Efes Pilsen hem yozlaşmaya dur diyebilecek öze dönüş hamlesi için hem de mutluluk/gülümseme parametrelerinde yükseliş için doğru bir adım attı. Hem Çetin hocama hem de Ufuk ağabeye sonsuz başarı dileklerim var. Başarı ilk yılda, ikinci yılda gelmeyebilir. Varsın gelmesin. 2 sene 3 sene tek kupa kazanamasın ama benim bildiğim Efes Pilsen olsun sonunda. Eğer bu başarılabilmişse, zaten sıkıntı yoktur. En azından benim için. Haydi rast gele!

Anıl Aksaç
twitter.com/anilaksac

İlgili Yazılar

Ufuk Sarıca & Çetin Yılmaz Hamleleri Üzerine yazısına 14 yorum yapılmıştır.

  1. mahir yıkılmaz diyor ki:

    ufuk sarıca ile devam etmek bence iyi bir tercih.Akabinde yuvada yetişmiş genç yeteneklerede şans verilmesi özellikle Banvit,G Saray ve Fenerbahçe örneklerini keyifle izliyoruz çok önemli.Umarım kendi değerlerimize gereken önem verilirde kazanan Türk Basketbolu olur.

  2. Özcan Yüksel diyor ki:

    Efes kültürü canlandırılsın deniyorsa altyapı basketbolundan oyuncu çıkartmak gerekecek. Bakalım bunlar başarılabilecek mi ?

  3. ako diyor ki:

    Çetin Yılmazın gelmesinin arkasındaki neden Engin Özerhunun elindeki yetkilerin azaltılması bence. Tenzili rütbe bir nevi. Bundan sonra internet sitesi, maç bileti , ponpon kızlar gibi konularda idari yeteneklerini gösterecek sadece.

    Ufuk Sarıca ise kendi kuracağı ve inanacağı bir kadro ile daha başarılı olabilir.

  4. Luka Petridis diyor ki:

    Tüm önyargılardan sıyrılıp, genel geçer bir mantıkla baktığımda: Ufuk Sarıca’nın, en azından şu aşamada, EP gibi bir takım için gerekli tecrübede ve etkinlikte bir antrenör olduğunu düşünmüyorum. Çetin Yılmaz’ın ise – her ne kadar görevinin ne olacağını tam olarak anlamamış olsam da – Avrupa basketbolu ve oyuncular hakkındaki yetersizliği nedeniyle, çok daha iyi bir isimle değiştirilmiş olması gerektiğine inanıyorum. Ama… Evet, bu önemli bir ama; zira, sadece David Blatt’ten bu yana olan bitene odaklandığımızda bile EPde işlerin genel geçer mantık çerçevesinde gelişmediğini de gözlemleyebiliyorum. Blatt’i getir, kov; Ataman’ı getir, tesadüfi bir şampiyonluktan sonra, saçma sapan transferler yapmasına izin ver, gönder; Perasoviç gibi yetersiz bir isme yatırım yap, yolla; bu arada yönetim kurulu hiç değişmesin, Engin Özerhun’un fiyat/performans oranı sonsuza gitsin, vs vs… Özetle, bu takımda yıllardır bir ‘mantık’, bir ‘basketbol aklı’ zaten mevcut değil; mevcutsa da, benim anlayabildiğim bir şey değil. Bu anlamda, Sarıca-Yılmaz ikilisine de ‘bakarsın tutar’ minvalinde yaklaşmanın nesi zarar olabilir, kestiremiyorum. Madem coach işi cepte(!); bir taraftar olarak, EPde en azından yeni sezonda kadroda hiç olmazsa bir tane, kritik anlarda topu verebileceğiniz, winner bir ismi (Chuck Eidson, Omar Cook, Jamont Gordon, hatta abartıp Milos Teodosic ne de güzel olurlar!!) görmek, takımın geri kalan yerlerinde de potansiyelli ve genç Türk oyuncuları (Birkan, Furkan, Şafak gibi) izlemek gibi ütopik bir arzum olduğunu belirtmek istiyorum. Hadi, bu sene de rast gele!!!

  5. kaan alpay diyor ki:

    Bu hamle Türk antrenörlere de artık büyük sorumluluklar ve imkanın tanınmasını gerek olduğunu gösteren bir hamle..Ufuk Sarıca’nın başarılı olması tüm genç türk basketbol antrenörlerine bence hem ışık hem de yeni kapılar açacaktır..

  6. Murat Aşkın diyor ki:

    Dün, Efes Pilsen’in Ufuk Sarıca ve Çetin Yılmaz seçimini yaptığı haberi internete düştüğünden beri, çeşitli platformlardaki yorumları hayretle izliyorum. Yok Ufuk yeterli mi, yok Çetin Yılmaz doğru tercih değil gibi yorumlar yapılıyor. Bu arkadaşlara şunu hatırlatmakta fayda var; Efes’in ligimizde 13 şampiyonluğu var, hepsi de yerli coach larla kazanılmış. (pardon unuttum, 96′da Koraç Kupasını kazanan Aydın Örs Satürn’lüydü galiba)Ufuk Sarıca ile devam kararı, eleştirilmez, ancak takdir edilebilir. Bu kararda Çetin Yılmaz’ın da katkısı olduğuna eminim. Çünkü Çetin Yılmaz insanlara güvenir, pozitif yönetimden yanadır ve bulunduğu ortamdakilere insiyatif verir. Yeterli mi, değil mi tartışması en basit şekliyle abestir. Ligimizde 3 şampiyonluğa sahip bir teknik adam olarak, Efes Pilsen camiasına ve Türk Basketboluna yıllarca hizmet edecek kalitededir.

    Şimdi bi durun, güvenin, şans verin. Sonuçta kazanan bizim basketbolumuz olacak.

  7. Bilge diyor ki:

    Efes’in artık geçmiş 20 yılı değerlendirip bu tecrübelerden ders çıkarma zamanı. Efes bir savunma ve sıkı mücadele takımı olarak 90′larda esti. Yugoslavya olayları, yerli rakiplerinin basketbolda geri olması, Türkiye’nin atıl duran basketbol gücünü devreye sokması da buna yardımcı oldu. Bir üst seviyede bu şekilde daha fazla yol alıhamayacağını anlayınca bu sefer konsept değiştirerek hücum uzmanı koç ve oyuncuların peşine düştüler. Burada kavramların doğru belirlenmemesi Efes’i bugünkü “Yaşlı yıldız yatağı Dubai takımı” görüntüsüne getirdi.
    Şimdi Efes’in tüm bunların ışığında yeni bir konsept belirleme zamanı.Avrupa’da tüm takımların bir konsepti var. Siena “sert”, Panatinaykos “kurnaz” Valencia “düzen bozucu” Fenerbahçe “patlayıcı” gibi.Tabii bu kadar sığ değil ama hep bir inşa edilmiş takım durumu var. İşte bu noktada Çetin Yılmaz Hoca’nın önemli katkıları olacaktır. Kendisini tanımam ama teorik bilgisi üst düzeyde. Yani Çetin Hoca senarist Ufuk Hoca filmin yönetmeni gibi olacak heralde. Tabii bunlar benim faraziyelerim belki de olay bambaşkadır:)

  8. kobe diyor ki:

    Salsa yazin cok guzel olmus gercekten olaylara objektif ve gercekci bakmisin.her zaman da oyle yaziyorsun zaten.Sonucta insallah ufuk sarica ve cetin yilmaz basarili olurlar.

  9. Welsh diyor ki:

    Efes’in Ufuk Sarıca’yla başladığı dönemde ligte bi tek ciddi galibiyeti Beşiktaş galibiyeti.Play-off altı takımları benide koç olarak koysalar bende öyle böyle ezer geçerim.Karşıyaka serisindede Smith Sorunu ortaya çıkmasaydı bu Efese karşı ben 3-1 tur atlayacağımıza yürekten inanıyordum.Bizim takım skor takımıydı en skorer oyuncu oynayamayınca tıkandık. 2. ve 3. maçlarda buna rağmen bile Efes öldü öldü dirildi.Fener serisinde ise eminim ki Fener kapasitesinin %50si ile filan kazandı ilk maçı.Son maç psikolojisiyle Efes tutuşunca birseyler yapıyor gibi oldu ama Fener vitesi arttınca bitti iş.Gelecek sezon ise EL’de 6lı grupta 3. yada 4. olur en fazla bu isimlerle

  10. HotSauce21 diyor ki:

    Çetin Yılmaz, rakip 15 sayı öndeyken; “haydi çocuklar 5 savunma sayı attırmayın, 5 tanede üçlük sokarsak onları yakalarız” diye pozitif yaklaşacaktır. Pollyanna Cevat’lara selamlarımla…

  11. Aykut diyor ki:

    Pota latında bir yarım daire var umarım artık onun ne manaya geldiğini öğrenmiştir işe başlamadan çetin yılmaz. Kuralları falan bilsin yeter fazla bir şey beklendiğini sanmıyorum çetin yılmazdan saha dışı işler falan ilgilenir..

  12. Önder Sarıkaya diyor ki:

    Efes’de de Teknik Koordinatörlük makamının oluşturlması insanlık için küçük bir adım olabilir ama Efes için devrimdir.

  13. uğur diyor ki:

    Ufuk sarıca ve çetin hocaya herşeyden önce başarılar dilerim Türkiye’de başarılı olacklarına inanıyorum.benim için başarı kıstası avrupadır.Teknik heyetin transfer edeceği oyuncularda bunu belirle

    Ufuk Sarıca ve Çetin Yılmaz ve diğer teknik heyete başarılar dilerim.Türkiye liginde başarılı olacaklarına inanıyorum ama Avrupa arenasında başarılı olacaklarına inanasım gelmiyor.Başarı kıstası avrupa’dır.Yabancı transferleri efes’in başarısını belirleyecektir.Türk oyuncuları kesinlikle elinde tutmaları gerekir,Thornton türk yapılmaldır.Ufuk sarıca keşke 2 senede Pesiç gibi tecrübeli bir koç ile anlaşılıp onun altında pişseydi İleriki yıllarda efes’e daha faydalı olurdu.Bence Efes bu konuda hata yaptı.Pesiç çok kaliteli bir takım kurardı.ufuk Sarıca’da onun izinden giderek daha başarılı olurdu.Efes ,winner oyuncular transfer etmeli Siena’da olduğu gibi winner oyuncular lazım,Ellerini çabuk tutmaları gerekir yoksa geriye 2 ci sınıf oyuncular kalır..sonu ise hüsran olur..

  14. fb'li diyor ki:

    efes geçmişe dönmek diyor ancak basketbol artık geçmişteki basketbol değil. bundan 15 sene önce 6 kişiyle avrupa başarı gelebiliyordu ancak şimdi hem kaliteli 10 – 11 oyuncu (ki biz bu sene bu sayıyı arttırdık ancak sakatlıklar belimizi çok fena büktü) hem de bu oyuncuların kimyalarının tutmaları gerekiyor. efes’in türk oyuncu kalitesi fena değil ama bence ksk’li furkan gibi bir oyuncuya çok ihtiyaçları var. kesinlikle non – american kalitesi tartışılmaz ismi ve liderliği tartışılmaz bir 1 numara ve marko tomas gibi bir 2/3 numaraya ihtiyaçları var. chuck eidson’ı fb almıyorsa efes mutlaka almalı. lawrence roberts bırakılmamalı, ndong, eze, maric gibi bir pivot alınıp kimya da tutarsa o zaman başarılı gelir. ben efes gibi oynasın bize yeter sözüne katılmıyorum. efes için başarı çok daha önceliklidir. efes adam gibi oynarsa zaten başarı da gelir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>